| Din Görevlilerinden Türk Tasavvuf Musiki Konseri |
|
|
|
| Çarşamba, 14 Nisan 2010 22:46 | ||||||||
Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri çerçevesinde, Sosyal Tesislerde Din Görevlilerimizce Türk Tasavvuf Musiki Konseri verildi.İl Müftümüz İsmail BAYRAK’ ın sunuş konuşması yaptığı programa, Vali Yardımcısı , Belediye Başkanı, Emniyet Müdür Yardımcısı, Milli Eğitim Müdürü, Sosyal Hizmetler İl Müdürü, İl Müftü Yardımcısı, Siyasi Parti Temsilcileri ve çok sayıda vatandaşımız katıldı. İlgiyle izlenen programa Bartın Millet Vekilleri mazeretlerinden dolayı katılamadıkları için Kutlu Doğum Haftası ile ilgili kutlama mesajı gönderdiler.
Sunuculuğunu İl Vaizi Rıdvan KARATAŞ ın yaptığı program; Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı.
Merkez Şadırvan Camii görevlisi Feridun GÖK tarafından Kuranı Kerim okundu.
İl Müftüsü İsmail BAYRAK’ sunuş konuşması; Kur’an-ı Kerim, son peygamber Hz.Muhammed Mustafa’ya(s.a.v) vahiy meleği Cebrail(a.s) vasıtasıyla, 23 yıl gibi bir zaman dilimi içerisinde gönderilmiş olan son ilahi kitaptır. Allah’ın kelamıdır. Kur’an-ı Kerim kainat kitabının bir tercümesi, bir tefsiridir.Yüce Allah, insanı kainatın en değerli varlıklarından birisi olarak yaratmış, bütün kainatı da onun hizmetine vermiştir. İnsanın, dünya ve ahiret mutluluğunu yakalayabilmesi için de bir rehber olarak Kur’an-ı Kerim’i göndermiştir.Kur’an-ı Kerim beşer sözü değildir. İnsan sözü, O’na karışmamış, insan iradesi, O’na müdahale etmemiştir. O mucize bir kitaptır. O’na benzer bir kitap hatta O’nun ayetlerine benzer bir kelam ortaya koymak insanlığın aciz kaldığı bir durumdur. Bu konuyla ilgili olarak Yüce Allah K.Kerim’de şöyle buyurur: “Eğer kulumuz Hz.Muhammed’e indirdiklerimizden herhangi bir şüpheye düşüyorsanız haydi onun bir benzeri bir sure getirin.” Başka bir ayet-i kerimede ise, bütün insanlar ve cinler bir araya gelseler o Kur’an’ın bir benzerini ortaya koymak için birbirlerine yardımcı olsalar da onun bir benzerini getiremezler diye buyrulmaktadır.
günümüze kadar olduğu gibi muhafaza edilmiş, kıyamete kadar da orijinal haliyle korunacaktır. Yüce Allah bu konuda şöyle buyurur: “O Kur’anı biz indirdik O’nu koruyacak olan da biziz”Alman prensi Bismark: “Bütün kutsal kitapları inceledim, bozulduklarını, tahrif edildiklerini gördüm. İncil ve Tevratın değil insanlığı idare etmek, bir aileyi dahi idare edebilecek içerikten uzak olduğunu gördüm. K.Kerimi inceledim her kelimesinde ayrı bir mana, her ayetinde ayrı bir hikmet gördüm. İnsanlığı huzura erdirebilecek tek kitabın K.Kerim olduğunu anladım” demiştir.K.Kerim, en çok okunan, en çok ezberlenen hakkında en fazla yazı yazılan bir kitaptır. Milyonlarca hafız K.Kerimi zihninde muhafaza etmektedir. K.Kerim, 1400 yı1 önce insanlığın problemlerine çare olduğu gibi bugün de çaredir, ilaç ve şifadır. Kur’an, kendi ifadesiyle insanlığı en güzele, en doğruya iletmekte, yol göstermektedir. İnsanların dünya ve ahiret mutluluğuiçin faydalı olan her şeyi emir ve tavsiye etmekte, zararlı olanları ise yasaklamaktadır. Kur’an oku emriyle başlamakta, ilmin ve çalışmanın farz olduğunu ifade etmektedir.
Kur’an insanlığa bir hayat tarzı sunmaktadır. O’nun sunduğu hayat tarzında tembelliğe, karamsarlığa, cehalete, tefrikaya, düşmanlığa, fitneye, zulme, adam öldürmeye, haksızlığa, kan akıtmaya ve vahşete yer yoktur. Aksine Kur’an’ın ortaya koyduğu prensiplerin özünde huzur, sevgi, saygı, hoşgörü, kardeşlik, dayanışma, ilim, emniyet, güven, insan haklarına saygı, ahlak ve fazilet vardır. İnsanlığın çektiği ızdırap, Kur’anı bir tarafa bıraktığı, Kur’ana rağmen bir hayatı tercih ettiği, Kur’anı rafa kaldırıp onu sadece mezarlık kitabı yaptığı içindir.Bu konuyu Mehmet AkifERSOY şöyle ifade eder:“Ya açar nazm-ı celilin bakarız yaprağına Yahut üfler geçeriz bir ölünün toprağınaİnmemiştir hele Kur’an bunu hakkıyla bilin Ne mezarlıkta okunmak ne de fal bakmak için.”
Kur’an, okunmak, anlaşılmak ve hayata geçirilmek üzere gönderilmiştir. O bir reçetedir. Doktorun reçetesini alıp gereğini yapmayan birhastanın şifa bulması nasıl mümkün değilse, Kur’anı da okumayan, anlamayan veya hayatına tatbik etmeyenlerin sıkıntılardan kurtulmasımümkün değildir.Bir zamanlar dünyada ilmin ve medeniyetin öncüleri olan bizler, yeniden Kur’an ve sünneti doğru anlayarak yaşadığımız takdirde bu geri kalmışlık ve perişanlıktan kurtulabiliriz.Hz.Peygamber(s.a.v) vefat etmeden önce bu konuda şöyle buyurmuştur: Size iki şey bırakıyorum birisi Allah’ın kitabı K.Kerim diğeri ise benim sünnetimdir. Bu ikisine sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu şaşırmazsınız.”Kur’an yılı münasebetiyle K.Kerimin çok çok okunup, anlaşılması ve hayata geçirilmesi temennisiyle, Kutlu Doğum Haftası sebebiyle yapacağımız etkinlikler hakkında da kısaca bilgi vermek istiyorum.Bu hafta münasebetiyle: - Merkezi köylerimizde, beldelerimiz ve ilçelerimizde konferanslar planladık.- Kutlu doğum pilavlar veriyoruz, - Kompozisyon, şiir, hadis ezberleme, hutbe yazma yarışmaları düzenledik. 17.04.20 10. cumartesi günü saat 14:00’ da bu salonda yapılacak olan “ Kur’an ve Hz.Peygamber” konulu konferans sonrasında derece alanlara hediyelerini vereceğiz.- Ücretsiz olarak kitap, Kur’an’ı Kerim ve meal dağıtımı yapıyoruz.- Konserden sonra ise belediye eski binasında Ebru sergisi açılacaktır.- Din görevlilerimizden oluşan Tasavvuf Musikisi Korosunca biraz sonra bir konser verilecektir. Musikinin kendine göre bir dili vardır ve bu dil evrenseldir. Sözlerini anlamasak dahi ses ve ritim, ruhumuzu etkiler ve bizi tesiri altında bırakır. Nitekim Hz.Mevlana bu gerçeği ifadeederken şöyle der: “Güzel sesi dinlemede kalp huzuru ve Yüce Allah’la bütünleşme zevki vardır.”
Yine güzel sesli okuyuculardan Kur’ anı Kerim dinleyerek mucizeyi musikisinden etkilenerek Müslüman olan insanların sayısı az değildir. Buna ilk örnek Dâhâ suresini dinledikten sonra Müslüman olan Hz.Omer’i gösterebiliriz. Tıp alanında büyük bir otorite olan İslam bilgini İbni Sina, yıllar önce musikinin şifa kaynağı olduğunu, tespit etmiştir. Osmanlı Devleti’nin hastanelerinde de müzikle tedavi yöntemi uygulanmıştır. Yine günümüz tıp dünyasında isim yapmış olan ünlü kalp cerrahı Prof.Dr.Mehmet ÖZ de musikinin hastalar üzerinde çok olumlu, rahatlatıcı etkiler bıraktığını ifade etmiştir.
Sözlerimi bitirirken bu programların hazırlanmasında desteklerini esirgemeyen - Sayın Valimize, vali yardımcılarımıza, - Sayın Belediye Başkanımız ve belediye çalışanlarına - Sayın M.Eğt. Müdürümüz ve eğitim camiasına, - BTV ve basın mensuplarına, - Kurum-kuruluş ve esnafımıza, - Çok değerli Bartın halkına, - Mesai arkadaşlarım ve din görevlilerimize, - Siz değerli misafirlerimize, Teşekkürlerimi sunarken, ruhi hayatımız üzerinde olumlu etkiler bırakacak ve bize hoş anlar yaşatacak olan musiki koromuzla sizleri baş başa bırakıyor, Saygılar sunuyorum.Program Merkez Ziyaiye Camii İmam Hatibi Ahmet SEİS yönetiminde İlimizde Din Görevlilerimizin oluşturduğu Tasavvuf Musiki Konseri ile tamamlandı. |
||||||||
| Pazar, 02 Mayıs 2010 11:31 tarihinde güncellendi |















